21 Temmuz 2010 Çarşamba

TÜRKİYE'NİN KARADELİĞİ
Türkiye' de kocaman bir karadelik var. Oraya yaklaşanı, dikkatsizce salınanı, boş bulunanı Bermuda Şeytan Üçgeni gibi içine çekiyor, yok ediyor. Kurtulan olursa da bir daha kendine gelemiyor. Bu karadelik Türkiye'nin doğusuna düşüyor ve binlerce bilinmeyen gizleri içinde saklıyor. Burada öyle güçlü manyetik bir alan oluşmuş durumda ki, neredeyse tüm ülkeyi çekip içine alacak, hatta yakınlarındaki bir iki ülkeyi dahi yalayıp yutacak; o denli doymaz, durulmaz, huzursuz bir karadelik bu.
Her karadelikle ilgili olduğu gibi, bu karadelikle ilgili de çeşitli teoriler ortaya atılıyor. Hiç birinin doğruluğu tam olarak tesbit edilemiyor, kanıtlanamıyor. Bermuda Şeytan Üçgeni ve Atlantis ile ilgili olduğu gibi sayısız teorilerden hiç biri tam olarak ikna edici olamıyor, içimize sinemiyor. Her gün, sadece delikten içeri kaçıp giden canlara bakıp, afallayarak, üzüntümüzü içimize atarak geçiyor. Bugün doğru dediğimiz teori, yarın gerçekçi gelmiyor, ''bu da değil sebep'' diyoruz. Bu devasa karadelik hergün öyle değişik ve büyük ilüzyonlar yaratıyor ki !
Deliğin girişinde göğe yükselen koca dağlar gel gel yapıyor, kandırarak yanına çektiklerini yalayıp yutuyor. Dünyanın çeşitli bölgelerinde bulunduğu varsayılan, medeniyetleri içine çekerek yoketmiş olan karadeliklerden bizim tarafta payımıza düşen bu dehşetengiz cengaver. Korku, ürperti, merak, kuşku, pişmanlık, kin, üzüntü gibi duyguların hepsini birden harekete geçiriyor. Karadeliklerin uzaylıların işi olduğu da söyleniyor. Uzaylılar, dünyadan almak istedikleri canlı varlıkları bu delikler sayesinde alabiliyorlarmış. Fakat nereye gidiyorlar, neden götürüyorlar, neye hizmet ediyorlar bilen yok. Çok bilinmeyenli bir denklem var ortada hiç kimsenin çözemediği. Stephen Hawking'in yıllardır incelediği ''Kara Delik'' fenomeni, hemen her gün yaşanıyor bu topraklarda...